• Arkisto

  •  

    Toukokuu 2009
    M T K T P L S
    « Huh   Kes »
     123
    45678910
    11121314151617
    18192021222324
    25262728293031
  • Hakusanat

Gurcistan yollarindan

27. Toukokuuta 2009 klo 13:18   Kirjoitteli: ossibussi

 georgia_svaneti_7.jpg 

23 nisan cocuk senliklerinde artvindeydik. bizi oyle guzel karsiladilar ki yine cok sevdim artvini. ossi ailesinden sanna  istanbulun guzelligine dayanamayarak bir kac ay takilmis. artvinde yakaladi bizi. hep birlikte cocuklarin yuzlerini,gozlerini, ellerini boyayip gurcistan yollarina koyulduk.

 

gurcistana gecer gecmez bizim karadenizin denizi doldurma sahane (!!) yollari geride kaldi. kucuk dolambacli yesil ve mavinin birbirine aktigi guzellige gomulduk. betondan buyuk binalar artik onumuze cikmaz oldu. koycukler gectik; yesilin uzerinde ozgurce dolasan atlar, esekler,inekler, buffalolar ve domuzcuklarla dolu…onca savassal sorunlara ragmen huzurla ayakta bu ulke..doganin gucu yetiyor da hissetmiyor insan puruzleri..

 

sansimiza batumun yakinindaki botanik bahcelerinin oraya vardik. botanik orman yani..ben sabah yuruyusune ciktigimda farketmeden kac saat yuruduysem aklimi alan bitkiler arasinda botanik bahceden cikip sasilmayacak sekilde kayboldum (genelde geliyor basima boyle seyler). yolumu bulmaya cabalarken bir gurcu kizla tanistim turkce bilen. evine gittim, kahve pisirdi ve biraz sohbetten sonra da yolumu gosterdi ve gulumseyerek ayrildi birlesen yureklerimiz. yol boyu da boyle gonlu acik insanlarla dolu gurcistan. bize ekmekler,katchapuriler (peynirli pide, borek cesitleri), saraplar ikram ediyorlar.

 

 birkac gun de sahilde dev papatyalarla kalip karadenizle vedalastik. yavas yavas da guvenligimiz icin 24 saat bizimle beraber olan gurcistan polisiyle tanismak durumunda kaldik. artik hep beraber yiyip iciyor, birlikte geziyorduk. bir aksam polis bizi anlayabilmek icin koyun ingilizce ogretmeni nana”yi getirip bizimle tanistirinca bir kez daha acildi yollarimiz gonlumuzun istedigine. hemen ertesinde 2 gun okulda cocuklarla kukla tiyatrosu yaptik, oyunlar oynadik. okulda mudurun odasinda gurcistan yemekleri senligi verdiler bize oglen icin. turkiyedeki ramazan sofralarini andiran masada olan tum yemekleri mutlaka tatmamiz gerekiyordu. saraplari da  toss (serefe yaparken uzun bi konusma yapiyolar icmeye baslamadan once) yaptik cocuklara verdigimiz molada. o aksam nana”nin evinin bahcesindeydi ossibussi. ossibussi ailesi de evde nananin arkadaslari ,ogrencileri, gozleri parildayan kafkas danscisi kiziyla birlikte…nana”yla da veda vakti geldi;sabrina, enerjisine ve varligina tesekkur ederek ayrildik.

 

piril piril bir nehrin kenarina vardik. perilerle dolu selalelere, yagmur ormanlarina daldik polis arkadaslarla beraber. ilk basta doganin icinde yapacak birsey bulamiyor canlari bunaliyor rus teknosu dinliyordu arkadaslar ama son gun nehirde yuzmeye basladilar aksam da ates yakip sarkilar soylediler yurekleri tasarak..

 

cilgin gurcistan yollarina aldirmadan yesil patlamasi yasayan svaneti daglarina da ciktik. osssi zorlandi biraz ama koyvermedi yolda bizi. biz de gurcistanin yol calismalarina katkida bulunduk ilerleyebilmek icin;once  kazma kurek kendimize yol yapiyor sonra da asiyorduk karli tepelere dogru patikalari..daglari onumuzdeki bir kac ay boyunca goremeyecegiz diye doyasiya kokladik ormanlari.

 

daglardan inince dunyanin en eski sehirlerinden birine manastirlarin ortasinda kurulu kutaisiye vardik. bir yetimhanede cocuklarla calistik; oyle kolay ki cocuklari mutlu etmek. iclerindeki kaynaga henuz yetiskinlerden daha bagli olduklari icin hemencecik cigliklarla cosuyorlar. onlarla birlikte benim de cosuyor yuregim. hepimizin ici daha bi isiniyor  sanki cocuklarla..seviyoruz onlari..

 

tiblise dogru yola ciktik ama ossibussi yoruldu artik. gidemez oldu. durdu. yine sihirli bir yerde. sadece 200 metre otede araba tamircisi varken ve yanibasimizda kocaman tertemiz bir nehir ve uzerinde sallanan eski tahtadan bir kopru. simdi ossinin debriyaji degisiyor ve yenileniyor. kendini hazir hissettiginde yola koyulacak yine. dun aksam sahane biber dolmasi yedik, bu sabah da turk usulu finlandiya kahvaltisi. yani cesit bol ama fin tadindaJ. ossinin altinda ustalar calisiyor ama icinde herzamanki gibi her ne olursa olsun hayat devam ediyor sanki hicbirsey olmamis gibi. olani tepkisizce kabullenip; simdiyi yasayarak, anda kalarak.. aciktik, yemek yiyoruz..sorunlar da zamanla zaten halloluyor, endiseye gerek yok…ah ne guzel! icimden keske yine bir nehir bulsak geciyordu tiblisten once…

sevgiyle…sihirle…

aylin

  



Yksi kommentti

  1. marjaäiti

    Matkantekonne on upeaa seurattavaa! Ootte rakkaat!

Jätäppä vastaus!